Rachel Corrie’nin Hayatı Tiyatro Oyunu Oldu

Rachel Corrie’nin Hayatı Tiyatro Oyunu Oldu

624
0
PAYLAŞ

Rachel Corrie, 2003’te üniversite öğrencisiyken Uluslararası Dayanışma Hareketi’ne (International Solidarity Movement) katılarak barış gönüllüsü olarak Filistin’e gitmiş, 16 Mart 2003’te Filistinli bir ailenin evinin yıkılmasını şiddete başvurmadan engellemeye çalışırken bir İsrail buldozeri tarafından ezilerek can vermişti. Rachel’in Filistin’e gidiş süreci ve orada yaşadığı tüm sıkıntılar Rachel’in günlük ve mektuplarından derlenen bir tiyatro oyunu oldu. Benim Adım Rachel Corrie isimli oyunun galası 27 Ocak’ta Muammer Karaca Tiyatrosu’nda izleyicisiyle buluşacak. Ayrıca, galaya Rachel’in anne ve babası Cindy ve Craig Corrie’de katılacak.

Cindy ve Craig Corrie 22 Ocak’ta İstanbul’a gelerek bir hafta boyunca kalacaklar. Bu bir haftalık süre zarfında Mavi Marmara gemisini ziyaret edecekler. Mavi Marmara’da hayatlarını kaybedenlerin aileleriyle bir araya gelip, paylaşımlarda bulunacaklar. Ve Rachel’in davası ile ilgili gelişen son süreci de kamuoyuna anlatacaklar.

BİRÇOK ÖDÜL ALDI
Rachel Corrie’nin günlük ve yazılarından ünlü İngiliz aktör Alan Rickman ve The Guardian gazetesi editörü Katharine Viner tarafından derlenen, Türkçe’ye Setenay Yener tarafından çevrilen ve yine Setenay Yener tarafından oynanan, Turgay Kantürk’ün yönettiği ve A-Z Kültür Sanat Ajansı tarafından prodüksiyonu gerçekleştirilen Benim Adım Rachel Corrie bu ay 27 Ocak Perşembe günü Muammer Karaca Tiyatrosu’nda bir galayla izleyicisiyle buluşacak. Şimdiye kadar dünya üzerinde birçok ülkede sahnelenmiş olan Benim Adım Rachel Corrie, bir yandan tartışmalara yol açarken, bir yandan da birçok ödüle layık görülmüştü.

Benim Adım Rachel Corrie sahnelenirken, Corrie ailesinin İsrail Hükümeti’ne açtığı dava sürüyor. Uzun yıllar süren çabalar ve politik girişimler sonucunda, Rachel Corrie’nin ölümünden yedi yıl sonra, annesi Cindy ve babası Craig Corrie, kızlarının bir İsrail buldozerinin altında kalıp can vermesiyle ilgili olarak İsrail Savunma Bakanlığı’nı dava ediyorlar. 10 Mart 2010’da İsrail’in Hayfa şehrinde başlayan dava halen sürüyor. (Habertürk)

PAYLAŞ
Önceki makaleTürkiye-Ermenistan Sinema Platformu
Sonraki makaleChris Morris Röportajı
Avatar
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK