Pera Film’den Jacques Demy Programı

Pera Film’den Jacques Demy Programı

458
0
PAYLAŞ


Pera Film, 12 – 20 Kasım tarihleri arasında Fransız sinemasının önemli isimlerden biri olan ve müzikal türüne taze bir soluk getirmesiyle tanınan sinemacı Jacques Demy’yi saygıyla selamlıyor.

Pera Müzesi Oditoryumu’nda 12 – 20 Kasım tarihleri arasında gösterime sunulan programda Demy’nin beş uzun metraj filminin yanı sıra Agnès Varda’nın yönettiği önemli belgesel-kurmaca Jacquout de Nantes da yer alıyor. Varda’nın belgeseli, Demy’nin çocukluğu ve hayat boyu devam eden tiyatro ve sinema sevgisinin içten bir anlatımıdır.

Önceleri adı Yeni Dalga sinemasının genç yönetmenleri ile bir arada anılmış olsa da Demy’nin çalışmaları o denli benzersiz ve kategorize edilmesi güç olmaya başlamıştır ki, zaman içinde tamamen kendine özgü bir yönde ilerlemiştir. Onun “şarkı söyleyen filmler”e olan orijinal yaklaşımı ve eşsiz sanatsal yönetim anlayışı daima dönemin sinemasındaki trend ve modalardan uzak durmuştur.

Demy, Güzel Sanatlar eğitimi aldıktan sonra Paul Grimault’nun asistanı olarak animasyon filmlerinde çalışmaya başladı, birkaç kısa film yönettikten sonra ilk uzun metraj filmini çekti. Bu film, yönetmenin en iyi filmlerinden biri olarak kabul edilen Lola’dır (1961) ve aynı zamanda Fransız yeni dalga sinemasının simgesel filmlerinden biridir. Yönetmenin kumarhaneler dünyasında geçen melodramatik filmi La baie des anges, (Melekler Kıyısı, 1963), yeteneğini bir kez daha ispat ettiği ikinci filmidir. Fakat, Demy’nin isminin dünya çapında duyulmasını sağlayan ve eşsiz sinema vizyonunu tam anlamıyla oturtan onun üçüncü filmidir. Bu film, Les parapluies de Cherbourg (Chergbourg Şemsiyeleri, 1964), Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü alır ve En İyi Yabancı Dilde Film Akademi Ödülü’ne aday gösterilir.

Demy’nin müzikallere olan tutkusu, Hollywood filmlerine saygı duruşu niteliğindeki hoş filmi Les demoiselles de Rochefort (Rochefortlu Genç Kızlar, 1967) ile devam eder. Demy, daha sonraki filmlerinde de değişik estetik anlayışını ve sinematik anlatımını sürdürür. Bu filmler arasında Model Shop (Model Dükkanı, 1969), Peau d’âne (Koyun Derisi, 1970) ve Une chambre en ville (Şehirde bir Oda, 1982) yer alır.

PAYLAŞ
Önceki makaleOne Way
Sonraki makalePembe Hayat KuirFest
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK