32. İstanbul Film Festivali Yaklaşıyor

32. İstanbul Film Festivali Yaklaşıyor

196
0
PAYLAŞ

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından AKBANK sponsorluğunda düzenlenecek 32. İstanbul Film Festivali için geri sayım başladı. Her yıl yaklaşık 150 bine ulaşan izleyicisiyle Türkiye’nin en büyük sinema etkinliği olan İstanbul Film Festivali’nin programı her zaman olduğu gibi bu yıl da dopdolu.
İstanbul Film Festivali’nin otuz ikincisi, 30 Mart–14 Nisan tarihlerinde yapılacak. Programındaki filmlerin niteliği ve çeşitliliğiyle önder konumunu koruyan İstanbul Film Festivali, bu yıl da sinemaseverlere 20’nin üzerinde bölümde 200’ü aşkın filmin yanı sıra usta sinemacıların katılacağı söyleşiler, atölye çalışmaları ve sinema dersleriyle dolu iki hafta vaat ediyor.
Festival bu yıl 2012 ve 2013’ün nitelikli yapımlarından sinemanın unutulmaz klasiklerine, usta yönetmenlerin başyapıtlarından Ocak ayında Sundance ve Şubat’ta Berlin Film Festivali’nde prömiyerleri yapılan filmlere, Altın Lale ve FACE yarışmalarından belgeseller ve çocuk filmlerine uzanan geniş bir yelpazede izleyicilerle buluşacak.
Seanslar
Festivalin gösterimleri Beyoğlu’nda Atlas, Beyoğlu, Pera Müzesi, Nişantaşı’nda Nişantaşı CityLife (City’s), Ortaköy’de Feriye ve Kadıköy’de Rexx olmak üzere 6 salonda yapılacak.
Filmlerin gösterim seansları 11.00, 13.30, 16.00, 19.00 ve 21.30. Festivalin büyük ilgi gören “Geceyarısı Çılgınlığı” bölümünde bu yıl da her cumartesi gecesi 24.00’te yüksek gerilimli bir film gösterilecek.
Festivalin programı 5 Mart’ta yapılacak basın toplantısında açıklanacak ama şimdiden ilân edilen filmlerden birkaç seçme:


 Carlos Reygadas Özel Bölümü
Ünlü yönetmen Carlos Reygadas’ın filmleri 32. İstanbul Film Festivali’nde! Festivalde yönetmenin tüm uzun metraj filmleriyle birlikte iki kısa filmi de gösterilecek. Festivalin konuğu olarak İstanbul’a gelecek Carlos Reygadas, sinema dersi vererek izleyicilerle de buluşacak.
Festivalde yönetmenin 2002 yapımı filmi Japan, 2005 yapımı filmi Battle in Heaven, 2007’de Cannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü alan filmi Silent Light ve yönetmene 2012’de yine Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazandıran son filmi Post Tenebras Lux’un yanı sıra kısa filmleri Maxhumain ve Prisoneros da gösterilecek.

Akbank Galaları’nda,
“İntikam Üçlemesi”yle tanınan Koreli yönetmen Park Chan-Wook’un ilk Hollywood çalışması olan Stoker bir genç kızın annesi ve gizemli ama çekici amcası arasındaki aşk üçgeninin karanlık yüzünü anlatıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Nicole Kidman, Albert Nobbs, Restless ve Jane Eyre gibi birçok filmde yıldızı parlayan Avustralyalı güzel oyuncu Mia Wasikowska ve A Single Man’daki performansıyla dikkat çeken Matthew Goode yer alıyor. Prömiyerini Sundance’de yapan Stoker’ın senaryosu Prison Break dizisiyle ünlenen oyuncu Wentworth Miller’a ait. Festival takipçilerinin yakından tanıdığı bir isim olan Park Chan-Wook, 2007 yılında 26. İstanbul Film Festivali’nin konuğu olarak İstanbul’a gelmişti.
Dünya Festivalleri’nden,
İskandinavya’nın en iddialı prodüksiyonlarından Kon-tiki, Amerika’daki insanların 1500 yıl önce deniz yoluyla Polinezya’ya gelerek koloniler kurdukları teorisini ispatlamaya çalışan Norveçli kaşif Thor Heyerdahl’ın, 1947 yılında birbirini hiç tanımayan, deneyimsiz beş adamla bir sal üzerinde çıktığı 8.000 kilometrelik etkileyici deniz yolculuğunu anlatıyor. Çekimleri Maldivler, Malta, Norveç, İsveç, Tayland, Bulgaristan ve New York‘ta yapılan ve Joachim Rønning ve Espen Sandberg’in yönetmenliğini üstlendiği Kon-tiki, 16.6 milyon dolarlık bütçesiyle Norveç sinema tarihinin en pahalı yapımı. Norveç’te gişe rekorları kıran bu nefes kesici azim öyküsü, Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ı adaylarından.
2001’de No Man’s Land ile Oscar kazanan ve başarısını önce Cirkus Colombia ardından da Hell ile perçinleyen Danis Tanovic’in son filmi An Episode in the Life of an Iron Picker, Berlinale’de Jüri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Nazif Mujić’e Berlinale’de En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandıran film, karısının zorunlu kürtaj ameliyatı için atık metal toplayan bir adamla ailesinin cesaret ve umut öyküsü anlatıyor.


 NTV Belgesel Kuşağı’ndan;
Ken Loach’ın, prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yapan ve büyük beğeni toplayan belgeseli Spirit of ‘45, festivalin kaçırılmayacaklarından. İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından İngiltere’de esen umut rüzgarlarının vahşi kapitalizmle yok oluşunu anlatan Spirit of ‘45, dönemin tanıklarının anlatılarıyla arşiv görüntülerinden oluşuyor. En son Glasgow komedisi The Angels’ Share filmi Filmekimi’nde gösterilen Ken Loach bu yeni filminde İngiltere’nin birlik ruhuyla savaşın yıkıntıları arasından çıkışının izini sürüyor.
Ustalar’dan;
20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden Hannah Arendt’in yaşamının bir bölümünü konu alan Hannah Arendt, Berlinale’den sonra ilk kez İstanbul Film Festivali’nde gösterilecek. Önceki çalışmalarında Rosa Luxemburg ve Hildegard von Bingen’in de hayatlarını beyazperdeye taşıyan yönetmen Margarethe von Trotta’nın son filmi Hannah Arendt, kahramanını Nazi Adolf Eichmann’ın 1960 yılında Kudüs’te yargılanışını izlerken resmediyor. Arendt, The New Yorker dergisine hazırladığı yazı dizisinin ardından, 1961-1964 yıllarında tüm dünyadan gelen sert tepkilere direniyor. Filmde Hannah Arendt’i ünlü Alman oyuncu Barbara Sukowa canlandırıyor. “Düşünen bir kadının filmini” yaptığını belirten Alman “auteur” Margarethe Von Trotta, “kötülüğün sıradanlığı”nı keşfiyle dünyayı sarsan Arendt’i bir gözlemci ve yazar olarak anlatıyor.
Biletler
32. İstanbul Film Festivali’nin biletleri 16 Mart Cumartesi günü 10.00’da satışa çıkacak. Sinemaseverler biletlerini Atlas, Beyoğlu ve Rexx sinemalarında açılacak gişelerden, Biletix satış noktalarından, Biletix çağrı merkezinden (0216 556 98 00) ve Biletix web sitesinden (www.biletix.com) satın alabilecekler.
Festivalde bilet fiyatları, tam 15 TL, öğrenci ile 65 yaş ve üstü sinemaseverler için 10 TL olacak. Festivalde hafta içi gündüz seanslarındaki indirimli fiyat uygulaması bu yıl da devam edecek; hafta içi gündüz seansları tüm filmler için yalnızca 5 TL.
Lale Kart sahipleri her zaman olduğu gibi biletlerini öncelikli ve indirimli alabilecekler. Lale Kart üyeleri için indirimli ön satış dönemi 12 Mart’ta başlayacak.12 Mart’ta Siyah Lale üyeleri, 13, 14 ve 15 Mart’ta Beyaz, Kırmızı ve Sarı Lale Üyeleri biletlerini özel indirimlerle temin edebilecekler. Festival Sponsoru AKBANK’ın Axess Kart sahipleri ise festival boyunca hafta içi gündüz seansları hariç satın alacakları biletlerde %20 özel indirimden yararlanacaklar.
İKSV, 2007 yılında başlattığı “BitamBiöğrenci” projesiyle, işbirliği içinde bulunduğu çeşitli sivil toplum kuruluşları ve sanata duyarlı izleyiciler sayesinde, kültürel etkinliklere katılma şansı bulamayan öğrencileri sanatla buluşturmaya devam ediyor. Sinemaseverler, alacakları biletlere ek olarak yapacakları 15 TL’lik katkıyla 3, 50 TL’lik katkıyla 10 öğrencinin film gösterimlerine katılmasını sağlayarak “BitamBiöğrenci” projesine destek verebilecekler.

PAYLAŞ
Önceki makaleUlrich Seidl Röportajı
Sonraki makalePera’da Amerikan Bağımsız Sineması
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK