Bird of Passage

Bird of Passage

171
0
PAYLAŞ

2015 yılında gezgin Theodor Koch-Grünberg’in günlüklerini dayanarak senaryosunu yazdığı ve yönettiği El abrazo de la serpiente (Embrace Of The Serpent) ile haklı bir beğeni toplayan Kolombiyalı sinemacı Ciro Guerra’nın, yine o filmde yapımcılardan biri olarak görev yapmış Cristina Gallego ile birlikte yönettiği bir sonraki filmi Pájaros de verano (Bird Of Passage), 1960 ve 1980 yılları arasında Kolombiya’nın kuzeyindeki Guajira bölgesinde yaşanan gerçek olaylardan ilham alınmış bir film. Bu bölgede yaşamını sürdüren Wayuu yerlilerinin gelenek görenekleriyle süslü bir açılış yapan film, evlilik çağına gelmiş güzel Zaida’nın taliplerinin giriştiği maddi ve manevi mücadeleden enstantaneler sunuyor. Bu taliplerden Rapayet, azmi ve girişkenliğiyle Zaida’nın annesi Úrsula’nın başlık parası için istediklerini temin ederek muradına eriyor. Ama asıl mesele Rapayet’in bunu temin ederken adım adım girdiği yol. Ticaretle uğraşan genç adam, yakın arkadaşı Moisés sayesinde uyuşturucu trafiğine adım atıyor. Azim ve girişkenlik, ticari zekayla birleşince Rapayet ve Moisés yavaş yavaş büyümeye, bu piyasada söz sahibi olmaya başlıyorlar.

Tabii uyuşturucu ticaretinin olduğu yerde zamanla silahlar, egolar, ihanetler, rakipler ve cinayetler de türüyor. Dönemin uyuşturucu trafiğinde türeyen bu bileşenler alışık olduğumuz suç filmlerinin kaba rotasını izlese de, ağır tempo, yerli yüzlerden doğal performanslar, Kolombiya kırsalının otantik lokasyonları ve geleneklere bağlı hassas dengeleriyle farklı bir suç dramı inşa ediliyor. El abrazo de la serpiente’de ülkesinin eski tarihinde görkemli bir pastoral yolculuğa çıkan Ciro Guerra, bu defa 1960 – 1980 yılları arasındaki ülkesi Kolombiya’nın pastoral geçmişine 5 perdelik bir yolculuk tertipliyor. Tarihsel gerçekliklerin günümüz ile olan bağlarını, ne derece değiştiklerini ve aynı kaldıklarını görmemizi sağlıyor. İnsanın para ve güç karşısında saflığını yitiriş, özellikle anne Úrsula vasıtasıyla törelere bağlılığın güç karşısında riyakarlığa evriliş süreci su gibi kendi yolunu buluyor. Filmin ilk perdesindeki naif folklorik atmosfer, beşinci perdede yerini silahlara, kan ve gözyaşına bırakıyor. Suça dayalı kapitalizmin keşfiyle yıllardır oturtulmuş köy geleneklerin menfaatler uğruna hiçe sayılması, dost ailelerin bile birbirine düşmeleri, Kolombiya özelinde günümüz toplumlarının suç kökenleri hakkında fikirler veriyor.

Pájaros de verano, kendi halinde bir köylü genç olan Rapayet’in suç dünyasındaki yükselişi ve trajik çöküşü olarak özetlenebilir. Tüm çalışkanlığına, girişimciliğine, iyi niyetine, dürüstlüğüne rağmen içine girdiği işin tekinsizliği nedeniyle bedeller ödemek, olmadığı bir şeye dönüşmek zorunda kalması dersi de çıkarılabilir. Bu haliyle de izleyene çekici gelmeyebilir. Ama Ciro Guerra’yı El abrazo de la serpiente’den tanıyan seyirciler, yönetmenin bu hikayeleri ele alışındaki kültürel zenginliği tatmışlar ise Pájaros de verano’dan da zevk almaları kuvvetle muhtemel. Guerra’nın El abrazo de la serpiente’de de beraber çalıştığı görüntü yönetmeni David Gallego yine becerisini konuşturmak suretiyle bu coğrafyanın dönemsel motiflerini perdeye başarıyla yansıtıyor. Rapayet rolündeki José Acosta gibi çoğu oyuncunun ilk veya ikinci filmi olması, zaten çoğu karakterin oyuncu dahi olmamaları filmin gerçekliğini arttırmaya yarıyor. Bu tarzından ödün vermemesini dilediğimiz Ciro Guerra ise Johnny Depp ve Robert Pattinson’ın başrollerini paylaştığı İtalya/ABD ortak yapımı yeni filmi Waiting For The Barbarians ile İngilizce filmler dünyasına adım atmış olsa da beklentileri arttırmaya devam ediyor.

 

Osman Danacı

odanac@gmail.com

Twitter

PAYLAŞ
Önceki makaleModa Sinematek’te Film Analizi Atölyesi Başlıyor
Sonraki makaleYeni Çıkan Kitaplar: Güneşe Lamba Yakan Adam
Avatar
İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu. Sinema, müzik ve edebiyat, ilgi alanı olmaktan öteye geçmiş, yaşam biçimi olmuş. Geçmişinde radyo programı, bir gazetenin Pazar ekinde albüm eleştirmenliği ve amatör fotoğrafçılık yapmışlığı var. Öğrenciyken Shakespeare, Wordsworth, Austen, Hardy, Lawrence okumanın, Virginia Woolf üzerine bitirme tezi vermenin, önüne gelen her albümü dinlemenin, özellikle 80'leri ve 90'ları türlü komikliği ve dramatikliğiyle yaşamanın sonucu doğan yazma ihtiyacını sinema ve müziğin bünyesinde anlamlandırmaya çalışıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK