Ana sayfa Haber Walking Too Fast, Czech Lions Ödüllerine Damgasını Vurdu

Walking Too Fast, Czech Lions Ödüllerine Damgasını Vurdu

803
0

Walking Too Fast
Walking Too Fast, 5 Mart’taki Czech Lion Ödülleri’nden En İyi Film dahil olmak üzere beş ödülle ayrıldı.

1980’lerin Çekoslovakya’sında geçen gerilimdeki etkileyici çalışmaları sayesinde Radim Špaček En İyi Yönetmen, Ondřej Štindl ise En İyi Senaryo ödüllerine layık görüldüler. Ondřej Malý aklını kaybeden gizli ajan rolünde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alırken Jaromír Kačer ise En İyi Görüntü Yönetmeni ödülünü kucakladı.

Špaček ve Štindl yeni bir proje üzerinde çalışmaya başladılar bile. Místa isimli filmi yönetmen şöyle yorumluyor: “Genç ve seksi bir yaz filmi. 18 yaşındaki iki oğlanla bir kızın yetişkinliğe adımlarını atmaları ve gerçeklerle tanışmaları.”

Ödül dalgasının ardından Bontonfilm tarafından yeniden gösterime sokulan Çek filmi, geçtiğimiz Şubat ayındaki ilk gösteriminden bu yana 50.000’den az kişi tarafından izlenmişti. “İnanılmaz bir katılım beklemiyoruz ama daha önce izlememişler için güzel olabilir,” diyor Špaček.

Czech Lions’tan zaferle ayrılan bir diğer film de Jan Svěrák’ın çocukların macerasını anlattığı üç ödüllü Kooky: En İyi Kurgu, En İyi Müzik ve En İyi Ses. Alice Nellis’in draması Mamas & Papas da Zuzana Bydžovská’ya En İyi Kadın Oyuncu ödülünü getirdi.

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülü Women in Temptation’daki rolüyle Eliška Balzerová’ya verilirken En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülüyse Kajínek’teki performansıyla Vladimír Dlouhý’e layık görüldü.

En İyi Sanat Tasarımı ödülünü Surviving Life (Theory and Practice) ile Jan Švankmajer alırken En İyi Belgesel ödülüyse Katka ile Helena Třeštíková’nın oldu.

Önceki makaleMancora
Sonraki makale30. İstanbul Film Festivali Önizleme
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here