Ana sayfa Iciar Bollain Iciar Bollain Röportajı

Iciar Bollain Röportajı

1273
0

iciar-bollain
Oyuncu ve yönetmen Iciar Bollain İspanya’da güçlü dramlar olan Hola, estas Sola? (1995), Flores de otro Mundo (1999) ve aralarında “Yabancı Dilde En İyi Film” de dâhil olmak üzere 7 Goya ödüllü Gözlerimi de Al (Te Doy Mis Ojos, 2003) başyapıtı ile sağlam bir kariyerin adımlarını atıyor.

Bollain geçmişteki ve günümüzdeki sömürgecilik üzerine çektiği dram También la Lluvia (2010) ile geri döndü. Gael Garcia Bernal ve Luis Tosar öncülüğündeki yapımcı ekibi Bolivya’nın küçük bir kasabasında İspanyolların Amerika’yı ele geçirmeleri üzerine bir film yapmayı amaçlıyordu. Filmde yerli halk sadece uygun göründükleri için değil aynı zamanda ucuz işgücü olarak kullanılacaktı. Bu bilinçsiz sömürgecilik devam ederken 2000 yılında hükümetin suyu özelleştirerek kasabayı ve film ekibini ciddi bir biçimde tehlikeye atmasının ardından gerçek hayatta Cochabamba yerlilerinin protestoları gerçekleşti. Ardından, film yapımcıları anlatmaya çalıştıkları hikâyede kendi etik değerlerini sorgulamaya başladılar. Rahatsız eden gerçekler hakkında yapılan duygusal film, TIFF (Toronto Uluslararası Film Festivali) 2010’da gösterilen, Akademi Ödülleri’nde “Yabancı Dilde En İyi Film” kategorisinde İspanya adına aday gösterildi ve Goya Ödülleri’ne 13 dalda aday oldu.

Melissa Silvestri: Gerçek hayattaki Cochabamba protestoları ile film yapımcısı ekibin hikâyesini bir araya getirme fikri nasıl oluştu?

Fikir tüm o süreç üzerine çalışan senaryo yazarı Paul Laverty’ye ait. Öncelikle o döneme ait bir senaryo yazmıştı. Daha sonra bunu günümüze taşımaya karar verdi, güncel hâle getirdi ve 2000 yılında Cochabamba’da yaşanan mücadele hakkında araştırmalar yaptı. Birbirinden çok farklı iki olay arasında ilişki kurabilmek amacıyla protestolar başladığı sırada film yapmaya çalışan ekibi konuya dâhil etti.

Sebastian (Bernal) iyi bir hikâye anlattığına inandığı için bir anlamda iyi bir yönetmen olarak masumiyetini korurken, Costa (Tosar) daha acımasız bir gündeme sahip. Costa insanlık, Sebastian gerçeklik hakkında daha fazla öğrendikçe ikisi birden derin bir evrim içerisine giriyorlar. Bu karakterler ve Paul Laverty, Bernal ve Tosar’ın karakter gelişimi hakkında ne söylemek istersiniz?

Sanırım Costa bir yöne giderken Sebastian tam tersi yönünde ilerliyor. Filmi oluşturan üç hikâyeyi bir arada tutan bir unsur olduğunu düşündüğüm ikilinin “ahlaki” yolculukları senaryoyu çok ilgi çekici bulmamı sağladı. Film boyunca yolculuğu bizi sürükleyen, bir yerdeki bakış veya başka bir yerdeki sessizlik gibi değişimler ile yaşadığı tepki anlarını bulmaya veyakalamaya çalıştığımız Tosar ile çok konuştum. Bernal ile ruhsal olarak yıkıldığı veya Daniel’e ihanet etmeye karar verdiği dramatik anları yakalamak üzerine konuştum. Hikâyenin anlatıldığı ve vurguların olduğu anlarda bu oyuncuları ön plâna çıkarmaya çalıştım.

Daniel rolünde Carlos Adavuri film içinde filmde ve protestolarda bir savaşçı olarak akılda kalıcı bir performans sergilemiş. Sadece iki defa ekranda görünmesine rağmen profesyonel bir oyuncu olup olmadığını merak ediyorum.

Bolivya’da çok fazla oyuncu yok ve o özellikte bir oyuncu bulamadık. Bu nedenle kapı kapı dolaşıp oyuncu aramamız gerekti… Aylarca süren uzun bir sürecin ardından sonunda Carlos’u bulduk. Bir dizi seçmenin ardından, aynen filmdeki Gael gibi, inanılmaz bir yüzü ve görünüşü olduğuna inandık. Onunla sahneleri, söyleyecekleri ve karakteriyle iletişim kurması için çalışma yaptık.


Luis Tosar ile Gözlerimi de Al filminde de birlikte çalışmıştınız. Tosar belki de İspanya’nın henüz tanınmayan en başarılı oyuncularından biri. Onunla birlikte çalışmadan önce Tosar’a yönelik algılamanız nasıldı ve bu algılama değişti mi?

Onunla Gözlerimi de Al’dan önce de tanıyordum, benimle birlikte ilk filmi Flores de Otro Mundo idi. Daha önce televizyon filmlerinde rol almıştı ve o ilk sinema filmiydi. Buna rağmen hâlihazırda çok derin, içe işleyen ve çok gerçekçi bir performansı vardı. Ardından kendine güveninin ve deneyiminin arttığını ancak samimiyetini kaybetmediğini gördüm. Luis’in gerçekten en sıradışı oyuncu olduğunu düşünüyorum.

Böyle bir filme finansman sağlamak nasıl oldu? Filmi yapmak için destek almayı nasıl başardınız?

Finansmanı sağlamak oldukça zordu. İspanya içinde yapmaktan biraz daha fazla bir bütçe gerektiriyordu ve yapımcı Juan Gordon İspanyolca bir film için hiç de kolay olmayan şekilde finansmanı yurtdışından buldu… Filmin gerçekte olduğundan daha pahalı gibi göründüğünü düşünüyorum!

También la Lluvia Akademi Ödülleri’nde “Yabancı Dilde En İyi Film” dalında son eleme adayları listesine girdi. Gözlerimi de Al ile yedi Goya ödülüne ek olarak bu kategoride yer alan ilk kadın İspanyol film yönetmeni olarak adınız anılmaya başlandı. Bu sizin için dikkate değer bir durum mu yoksa sadece kadın yönetmen olarak değerlendirilmemeyi mi tercih edersiniz?

Çok azımız yönetmen olduğu için bir kadının atılım yapması her zaman beni mutlu eder. Bunun bir istisna veya ilk defa olmadığı günleri görmeyi isterim. Çok daha fazla sayıda filmin kadınlar tarafından yönetildiğini, yazıldığını veya yapımcılığının üstlenildiğini görmek isterim. Filmlerin hayatın nasıl olduğu ve bizim onu nasıl gördüğümüzle ilgili olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle, hayatın sadece bir bölümünün değil tamamının bir anlam ifade ettiğine inanıyorum.

Sonraki projeniz nedir?

Nepal’de bir film yapmak üzereyim. 90’lı yılların başında bir toplumsal proje için Nepal’e giden ve orada öğretmenlik yapan bir İspanyolca öğretmeni (Vicky Sherpa) hakkında olacak. Yaşanmış bir hikâyeden yola çıkıyorum.

Röportaj: Melissa Silvestri / Ioncinema
Çeviri: Erdem Korkmaz

Önceki makaleİFSAK’tan Kubrick Günleri
Sonraki makaleHow Much Does Your Building Weigh, Mr. Foster?
Edebiyatını oldukça sevdiği Amerikan sinemasıyla bazı istisnalar dışında bir türlü aradığı etkileşimi kuramadı. Avrupa (özellikle Fransız ve İtalyan) sineması başta olmak üzere ‘kendi sinemasını’ yapan tüm bağımsızlarla ilgileniyor. Yanıt veremediği sorulara sinemayla yanıtlar aramaya çalışıyorken çoğu zaman kendisini yeni sorular sorarken buluyor. Sadece sinema değil tüm sanat dalları ve özellikle edebiyat ile müziğin peşinde yaşamı ve kendisini anlamaya çalışıyor. Siteye şimdilik çeviri yaparak destek vermeye çalışıyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here